İçeriğe geç
Tüm yazılar

Dava Şartı (Zorunlu) Arabuluculuk: Hangi Uyuşmazlıklarda Geçerli?

Toplantı masasında anlaşmaya varan tarafların el sıkışması — arabuluculuk süreci

Bir alacağınızı tahsil etmek, iş yerinizle yaşadığınız bir anlaşmazlığı çözmek ya da kiracınızla aranızdaki sorunu gidermek için doğrudan dava açmak istediğinizde, mahkemenin kapısından önce başka bir kapıdan geçmeniz gerekebilir: arabuluculuk. Türk hukukunda giderek genişleyen bir alanda, belirli uyuşmazlıklar bakımından dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu hale getirilmiştir. Buna 'dava şartı arabuluculuk' denir; arabulucuya başvurulmadan açılan dava, esasına girilmeden usulden reddedilir. Bu nedenle hangi uyuşmazlıkların bu kapsamda olduğunu bilmek, hak kaybı yaşamamak açısından büyük önem taşır.

Arabuluculuğun genel çerçevesi 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile çizilmiştir. Bu kanun, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarında, tarafsız ve uzman bir üçüncü kişinin, yani arabulucunun yardımıyla çözüme ulaşılmasını düzenler. Arabuluculuk başlangıçta tamamen gönüllülük esasına dayalıyken, zaman içinde yapılan kanuni düzenlemelerle bazı uyuşmazlık türlerinde dava açmanın ön şartı haline getirilmiştir. Amaç, uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan, daha hızlı, daha az masraflı ve tarafların iradesine dayalı biçimde çözülmesidir.

Dava şartı arabuluculuğun ilk ve en bilinen alanı iş hukukudur. İşçi ve işveren arasındaki kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti gibi alacak ve tazminat talepleri ile işe iade talepleri bakımından dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları bu zorunluluğun kapsamı dışında tutulmuştur; bu davalarda doğrudan mahkemeye gidilebilir.

İkinci büyük alan ticari davalardır. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri, kural olarak ticari davalarda da dava şartı arabuluculuğa tabidir. Yani iki şirket arasındaki fatura alacağı, sözleşmeden doğan tazminat talebi gibi uyuşmazlıklarda önce arabuluculuk sürecinin tüketilmesi gerekir. Benzer şekilde tüketici hukukunda da, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki belirli uyuşmazlıklar için tüketici mahkemesinde dava açmadan önce arabulucuya başvuru zorunluluğu getirilmiştir; tüketici hakem heyetlerinin görev alanına giren düşük tutarlı uyuşmazlıklar ise bu kapsamın dışındadır.

2023 yılında yürürlüğe giren düzenlemelerle dava şartı arabuluculuğun kapsamı önemli ölçüde genişletilmiştir. Buna göre kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar, kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ile komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar da arabulucuya başvuru zorunluluğu kapsamına alınmıştır. Örneğin kira bedelinin tespiti veya kiralananın tahliyesi talebiyle dava açmak isteyen bir mülk sahibinin, kural olarak önce arabuluculuk yoluna gitmesi gerekir; yalnızca ilamsız icra yoluyla tahliye gibi bazı özel yollar bu zorunluluğun dışında kalır.

Peki süreç nasıl işler? Zorunlu arabuluculukta başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili yerdeki adliye arabuluculuk bürosuna yapılır ve arabulucu kural olarak büro tarafından, Adalet Bakanlığı sicilinde kayıtlı arabulucular arasından görevlendirilir. Taraflar listede yer alan bir arabulucu üzerinde anlaşırlarsa o arabulucu da görevlendirilebilir. Arabulucu tarafları en kısa sürede ilk toplantıya davet eder; süreç iş uyuşmazlıklarında kural olarak üç hafta içinde tamamlanır ve bu süre zorunlu hallerde en fazla bir hafta uzatılabilir, ticari uyuşmazlıklarda ise altı haftalık süre iki hafta daha uzatılabilir. Toplantılar yüz yüze yapılabileceği gibi, tarafların kabulüyle çevrim içi de yürütülebilir.

Sürecin ciddiye alınması gereken önemli bir yönü, ilk toplantıya katılmamanın yaptırımıdır. Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf, açılacak davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur; ayrıca lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Yani arabuluculuk davetini görmezden gelmek, davayı kazansanız dahi ciddi bir mali külfetle karşılaşmanıza yol açabilir. Bu nedenle davet mektubu ve tebligatların dikkatle takip edilmesi gerekir.

Taraflar arabuluculuk sonunda anlaşırlarsa bir anlaşma belgesi düzenlenir ve bu belge hukuken güçlü sonuçlar doğurur. Anlaşma belgesi için görevli mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alındığında, belge ilam niteliğinde sayılır; yani tıpkı bir mahkeme kararı gibi ilamlı icraya konu edilebilir. Taraflar, avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgeleri ise şerh aranmaksızın ilam niteliğinde belge kabul edilir. Üzerinde anlaşılan konularda taraflar artık yeniden dava açamaz; bu da uyuşmazlığın kesin biçimde kapanması anlamına gelir.

Arabuluculuğun bir diğer güvencesi gizliliktir. Aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, taraflar ve sürece katılan diğer kişiler, arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde sunulan bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür; süreçte ileri sürülen öneriler ve kabuller, anlaşma sağlanamayıp dava açılırsa mahkemede delil olarak kullanılamaz. Bu sayede taraflar, pozisyonlarını zayıflatma endişesi yaşamadan açık ve yapıcı biçimde müzakere edebilir. Ayrıca dava şartı kapsamına girmeyen pek çok uyuşmazlıkta da taraflar diledikleri her aşamada ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir; gönüllü olarak yürütülen bu süreç de aynı gizlilik ve icra edilebilirlik imkanlarından yararlanır.

Arabuluculuk süreci teknik usul kurallarıyla, sürelerle ve hak düşürücü sonuçlarla iç içe olduğundan, sürecin hem hukuki bilgiyle hem de müzakere deneyimiyle yürütülmesi önemlidir. 2023 yılından bu yana Adalet Bakanlığı Arabulucular Siciline kayıtlı arabulucu olarak da görev yapan Av. Arb. Semra Canpolat, Bakırköy'deki ofisinde gerek arabulucu olarak yürüttüğü süreçlerde gerekse arabuluculuk aşamasındaki tarafların vekili olarak hizmet vermektedir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunduğundan, sürecin nasıl ilerleyeceği, süresi ve masrafları somut duruma göre değişir.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Dava şartı arabuluculuğun kapsamı, süreler ve usul kuralları somut olayın özelliklerine göre farklı sonuçlar doğurabileceğinden, yaşadığınız uyuşmazlıkla ilgili adım atmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olacaktır.

Dosyanızı birlikte değerlendirelim.

İlk adım her zaman bir görüşmedir. Online randevu alın, WhatsApp üzerinden yazın ya da bizi doğrudan arayın — durumunuzu dinleyip izlenebilecek yolları açık bir dille anlatalım.